• Görkem Avcu

Ardımızda Nasıl Bir İz Bırakıyoruz?



Bu yazımızda hepimizin istemsizce arkasında bıraktığı karbon ayak izinden ve bu ayak izini nasıl en aza indirebileceğimizden bahsedeceğiz. Peki, karbon ayak izi nedir ve nasıl minimuma indirilebilir?


Karbon Ayak İzi; küresel ısınmanın başlıca sorumlusu olarak gösterilen, sera etkisine yol açan gazların oluşumuna neden olan ve fosil yakıtların tüketimiyle oluşan karbondioksit (CO2) yayılımının bireylerin ve şirketlerin doğrudan veya dolaylı olarak dünyaya bıraktıkları zarar anlamına gelmektedir.


Kullandığımız her ürünün ve hatta tükettiğimiz her besinin üretim aşamasından tutun, toplu taşıma kullanım oranlarımıza, kıyafetlerimizi seçme şeklimize ve ürünleri kullanma süremize kadar aslında her birimiz günlük yaşamlarımızda sera gazı birikimi ve küresel ısınma sorununa birebir dahil oluyoruz. Küresel ısınmaya en büyük etkiyi eden endüstriyel üretim ve ağır sanayiinin kapasite artışı,direkt olarak biz nihai tüketicilerin talepleri ile alakalı. Ve biz daha çok geri dönüştürülemez ürün alıp daha kısa süre kullandıkça, ihtiyaçlarımızı karşılamak için 7 gün 24 saat çalışacak fabrikalar olacak ve doğaya CO2 yaymaya devam edecekler!


‘Kendi karbon ayak izimi nasıl minimum seviyeye indirebilirim?’ diye sorduğunuzu duyar gibiyiz. O zaman gelin günlük hayatınızda uygulayabileceğiniz küçük ama etkili değişimlere beraber bakalım.



1- Karbon ayak izinizi hesaplayın!


Bir şeyle savaşmaya başlamadan önce, onu detaylıca öğrenmek gerekir. O yüzden işe kendi karbon ayak izinizi hesaplayarak başlayabilirsiniz! Bu linke tıklayarak Plastic Move’un Karbon Ayak İzi Hesaplama aracına gidip kolayca sonucu öğrenebilirsiniz.


2- Yeme alışkanlıklarınızı değiştirin!


Besin piramidinin alt katmanlarında bulunan meyve, sebze, köklü yiyecekler ve bakliyatları tüketmeye özen gösterebilirsiniz. Kısa ve doğal üretim aşamalarından dolayı CO2 salınımına olan etkilerini en az seviyede olan doğal yiyecekler ile hem sağlıklı kalabilir hem de karbon ayak izinizi azaltabilirsiniz. Örneğin; aynı miktarda bir parça et için, meyveye nazaran 10 kat fazla su kullanılırken 25 kat daha fazla Metan, CO2 gibi gazların salınımı gerçekleşiyor.

Alışverişlerimizde biyoplastik ambalajlı ürünler tercih etmekte dikkat edilebilecek hususlar arasında. "Plastic Move" da atık ekmekten ürettiği Biyoplastik ambalajlar ile, üretim sürecinden sonrası için de sağlıklı seçimler sunarak döngüsel ekonomiye katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Markette biyoplastik ambalaj kullanan ürünleri bulmak birkaç dakikadan fazla tutmayacağını ve fosil yakıttan üretilen plastiklerin doğada 450 ila 1000 yıl arasında kaybolduğunu düşününce, sanıyoruz ki harcadığımız birkaç ekstra dakikaya değecektir.



3- Alışveriş alışkanlıklarınızı değiştirin!


Yazımızın başında belirttiğimiz gibi, biz tüketiciler talep ettikçe sanayinin daha fazla hatta gerektiğinden bile fazla üretmesiyle sonuçlanan bir kısır döngüde bulduk kendimizi. İnsanların olmayan şeyleri büyük bir hızda alıp yine aynı hızla çöpe atması veya bir köşede unutmasıyla gelişen modern tüketim alışkanlıkları artık maalesef sadece birkaç ürün çeşidi ile sınırlı değil. Elektronik eşyalar, kıyafet, yiyecek, kırtasiye eşyaları gibi günlük hayatımızda yer eden pek çok ürün kalemi 7/24 durmaksızın işleyen ve gittikçe otomatikleşen fabrikalarda üretiliyor.


Sorumlu tüketimin teşviki olmadan, insanlar ihtiyacı kadarını alıp uzun sürelerde eşyalarını kullanmaya başlayana dek bu üretim çılgınlığı bitecek gibi gözükmüyor.

Siz de günlük yaşantınızda yapacağınız küçük değişiklikler ile dünyada büyük farklar yaratabilirsiniz. “7 milyar insan arasında ben ne fark yaratabilirim?” demeyin, her uzun yolculuk tek bir adımla başlar.




4- Toplu taşıma ve motorsuz taşıtlar kullanmaya özen gösterin!


Elektrik ihtiyacımız gittikçe artan bir şekilde doğalgaz ve yenilenebilir enerjiden sağlandığı için son yıllarda sera gazına en çok etki eden sektörler değişiklik gösterdi. Örneğin; ulaşım sektörü 2017'de ABD’de CO2 emisyonlarının ana kaynağı haline geldi. Ulaşım sektöründe ise başı, yıllık ortalama 5 ton CO2 salınımı ile arabalar çekmektedir (Bu arabanın türüne, yakıt verimliliğine ve nasıl sürüldüğüne göre değişmektedir). İşte bu yüzden nasıl gezineceğiniz konusunda değişiklikler yapmak, karbon ayak izinizi önemli ölçüde azaltabilir.

Daha az araba sürmek sanırım en kolay alınabilecek önlemlerden birisi. Gerektiğinde toplu taşıma veya motorsuz araçlar (bisiklet gibi) kullanarak şahsi karbon ayak izinizde gözle görülür bir değişim yaratabilirsiniz. Bunların mümkün olmadığı ve araba kullandığınız zamanlarda yavaş ve stabil sürerek bile daha az CO2 emisyonuna katkıda bulunduğunuzu biliyor muydunuz? Gereksiz fren yapmak, sürekli hız değiştirip agresif bir sürüş ortaya koymak o sürüşte %30’a varan oranlarda yakıt israfına sebep olabiliyor. Aynı zamanda kazaların büyük bir kısmı aşırı hız yüzünden gerçekleşiyor. Bu yüzden sakin bir sürüş hem sizin için hem de dünya için daha faydalı gibi duruyor. :)



Yukarıda bahsettiklerimiz yapılabileceklerin çok küçük bir kısmı. Bunların dışında; hayatınızda yapacağınız minik değişikliklerle çok daha büyük değişimlerin bir parçası olabilirsiniz. Daha önce bahsettiğimiz gibi, her uzun yolculuk küçük bir adımla başlar. Sera gazı ve iklim değişikliği sorunu hakkında kendinizi ve sonrasında çevrenizi bilgilendirerek, daha fazla okuyup daha fazla paylaşarak ve "Plastic Move"u takip ederek siz de hareketimizin bir parçası olabilirsiniz. Daha yaşanabilir bir dünyada görüşmek üzere.









Plastic Move

Hareketimize dahil olmak için bültenimize kaydolun!

İstanbul, Türkiye

  • Siyah LinkedIn Simge